“Geleceğin kentlerinde su verimliliği hayati önem kazanacak”

Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, ‘22 Mart Dünya Su Günü’ dolayısıyla yaptığı açıklamada, geleceğin kentlerinde su verimliliğinin hayati önem kazanacağına dikkat çekti ve suyun hayat kaynağı olmasının yanı sıra ekonomik bir değer olduğunun da altını çizdi. 

Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, ‘Dünya Su Günü’ dolayısıyla yaptığı açıklamada sürdürülebilir kalkınma için, su kaynaklarının doğru ve bilinçli kullanımının çok önemli olduğunu vurguladı.  Ferdi Erdoğan, “Suyun hayat kaynağı olduğu kadar önemli bir ekonomik değer olduğunu da unutmamamız gerekiyor. Ülkemiz her ne kadar üç tarafı denizlerle çevrili bir coğrafyada yer alsa da, kişi başına düşen yıllık su kullanım miktarı yaklaşık bin 500 metreküp. Oysaki bu rakam en az 8 bin metreküp olmalı. Su kaynaklarımız her geçen gün azalıyor. Hızla artan şehirleşme ve nüfus potansiyelini de göz önüne aldığımızda gelecek yıllarda bu rakam çok daha fazla düşecektir. Ayrıca dünya standartlarında, kişi başına düşen yıllık su kullanım miktarı bin metreküplerin altında olan ülkeler su fakiri olarak nitelendiriliyor. Dolayısıyla suyun verimli ve etkin kullanılması için öncelikle bilinçli kullanım düzeyi artırılmalı. Bunun için de eğitim ve kapasite kullanım geliştirme programları düzenlenmeli” dedi. 

Suyun bilinçli kullanım düzeyini artırmalıyız

Suyun verimli ve etkin kullanılması için öncelikle bilinçli kullanım düzeyinin artırılması gerektiğini ifade eden Ferdi Erdoğan, “Öncelikle eğitim ve kapasite kullanım geliştirme programları hayata geçirilmeli. Bununla birlikte inovatif ürünlerin de geliştirilmesi, suyun verimli kullanımında ciddi katkılar yaratacaktır” diye konuştu.

Biz sanayicilere de ciddi görev düşüyor

Sanayinin en önemli üretim unsurlarından birinin su olduğunu belirten Ferdi Erdoğan, şunları söyledi: “Bir ton çelik üretimi için 240 ton su, otomobil üretimi için 300-400 ton su gerekiyor. Suyun yaklaşık yüzde 10 gibi bir miktarını kullanan biz sanayicilere de bu noktada ciddi görev düşüyor. İnşaat sektöründe ve inşaat malzemesi üretim sürecinde ise su verimliliğinin sağlanması için sadece binalarda değil, inşaat öncesi üretim aşamasında ve inşaat safhasında da gerekli tedbirler alınmalı” dedi.

İsrafın önüne geçmezsek göllerimiz damlaya damlaya kurur

Konutlarda su tüketim stratejileri geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Ferdi Erdoğan, şöyle konuştu: “Avrupa Birliği ülkeleri vizyonlarında konutları ‘Pasif Ev’ limitlerine indirmeyi hedeflemektedir. Konu sadece enerji tüketimini azaltmak ve konutta enerji üretimini sağlamak ile sınırlı değil, su tüketimi, atık su yönetimi, gri su kullanımı, yağmur suyu kullanımı dahil bir çok alanda bilinçli ve verimli kaynak yönetimini öngörmektedir. Dolayısıyla su yönetiminde doğru planlama ile atık suların geri kazanımı konusunda gerekli Ar-Ge çalışmaları yapmalıyız. Evlerimizde kullandığımız şebeke suyunun kimyasallarla birlikte kirlenmesiyle ortaya çıkan gri su, evsel atık suyunun yüzde 75’ini oluşturuyor. Gri suyun yeniden kullanımının yaygınlaşması büyük önem taşıyor. Banyodan çıkan gri suyun çok uzun yıllardır bahçe sulama işlerinde kullanıldığını biliyoruz. Fakat yine de gri suyun kullanılmadan önce arıtılması gerekiyor. Verimliliğe katkı sağlarken, bitki ve toprağa zarar vererek doğal dengeyi de bozmamalıyız. Gri suyun diğer bir kullanım alanı da banyodaki lavabo ve çamaşır makinelerinden çıkan gri suların atık su hattına bağlanmadan direkt rezervuarlarda kullanımı. Gri su kullanımı, su kaynaklarının korunması ve tasarruf sağlanması yolunda önemli bir kalemi oluşturuyor. Yağmur sularının kanalizasyona verilmeyerek, sarnıçlar vasıtasıyla toplanıp basit bir arıtma işlemi sonrası değerlendirilmesi de kaynakların verimli kullanımı açısından son derece önemli.  Aynı zamanda su tesisatı kayıpları, damlatan vanalar ile musluklar ve boşa akan sular da ciddi oranda su israfına neden oluyor. Bu israfın önüne geçilmediği takdirde, kaynak olarak gördüğümüz göllerimiz damlaya damlaya kurur.”