“Hayaller dijital, gerçekler manuel”



Boğaziçi Üniversitesi’nde bu yıl ikincisi düzenlenen ‘İnşaat Ekonomisi Zirvesi’nde, sektörün önde gelen isimleri bir araya geldi. İnşaat sektörünün, girdi malzeme olan madencilikle başlayan ve sonu inşaat malzemesinin uygulamacısına kadar giden uçtan uca entegre bir sektör olduğunu belirten Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, dijitalleşmenin önemine dikkat çekerek Türkiye’nin dijital dönüşüm süreciyle ilgili “Biz sanayiciler için hayaller dijital, müşteriler için gerçekler manuel” yorumunda bulundu. 

Boğaziçi Üniversitesi Finans Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin düzenlediği ‘2. İnşaat Ekonomisi Zirvesi’, GYODER işbirliği ile 19 Ekim'de Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de gerçekleşti. Zirvede, PwC Gayrimenkul Sektörü Ülke Lideri Ersun Bayraktaroğlu’nun moderatörlüğünü yaptığı, “Çanlar Kimin İçin Çalıyor? Daha İyi Bir 2018 için Neler Yapılmalı?" başlıklı ilk paneline konuşmacı olarak katılan Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Mithat Yenigün Boğaziçi Üniversitesi Kurumsal Yönetim Merkezi Başkanı Prof. Dr. Vedat Akgiray, RE-PIE Gayrimenkul Portföy Yönetimi Başkanı Dr. Emre Çamlıbel ile birlikte sektörün bugünü ve geleceğini değerlendirdi. 

“Çatı örgüt olarak sektörün yüzde 75’ini temsil ediyoruz”

Sözlerine, inşaatta ekonomi tarafının çok önemli olduğuna dikkat çekerek başlayan Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, Türkiye İMSAD’ın 83 büyük sanayi kuruluşundan oluşan ayrıca 32 sektörel derneği de bünyesine barındıran, 21 bin noktada satış ağı bulunan, yaklaşık 1,5 milyon insanın istihdam edildiği sektörel bir dernek olduğunu vurguladı. Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, “Çatı örgüt olarak sektörün yüzde 75’ini temsil ediyoruz. TÜİK’in son verilerine göre, 2016 yılında 862 milyar dolar milli gelir içerisinde 106 milyar dolarlık inşaat malzemeleri sanayisinin payı var. İnşaat malzemesi sanayicileri olarak sektörümüz istihdamda sünger sektör olarak nitelendiriliyor. Türkiye Ekonomisi için lokomotif sektör olan İnşaat Malzemeleri olarak yıllık 15 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiriyoruz. Türkiye ekonomisi yüzde 5 ve üzeri büyüdüğünde inşaat sektörü de bundan ciddi katkı alarak büyüyor. Bilhassa Kentsel Dönüşüm ve alınan teşviklerle ekonomi küçülse bile inşaat sektörü büyümesini sürdürmeye devam ediyor” dedi. Panelde Türkiye İMSAD Sanayi Bileşik Endeksi ile ilgili bilgiler veren Ferdi Erdoğan, tüm endekslerde 2016 Aralık ayında yaşanan düşüşe dikkat çekti. 2017 Nisan ayıyla birlikte oluşan karamsar tablonun ise silindiğini ifade etti.


 

 

“İnşaat sektörü, uçtan uca entegre bir sektördür”

“İnşaat sektörü, uçtan uca entegre bir sektördür. Başı madenciliktir, sonu ise inşaat malzemesinin uygulamacısına kadar gider” diyen Ferdi Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu sistemin ortasında yer alan üretim ve lojistiği için ‘dijitalleşme’ ve ‘Endüstri 4.0’ı konuşuyoruz ama şimdi bir tarafta kazma kürekle üretilen madenler var diğer tarafta mala, çekiç, kerpeten ile uygulama var. Dolayısıyla sanayici için hayaller dijital iken müşteri için gerçekler manuel. Bu sistemin tümünün baştan sona doğru yürütülmesi gerekiyor. Üretimin teknolojik değişimi ile geliştirilmesi planlanırken uygulayıcı ustaların eğitilmesi ve tümünün sertifikalı hale gelmesi gerekiyor.”

“Eğitimsiz ustalarla sektör ileri gidemez”

Üniversite öğrencilerine çağrıda bulunan Ferdi Erdoğan, “Eğitimsiz ustalarla sektör ileri gidemez. Ülkemizde Sertifikalı Usta programı 01 Ocak 2012’de başladı. Ustaların sertifikalandırılması konusunda sanayiciler çok ciddi destek veriyor. Sertifikalı usta sayısını hızla artırmalıyız. Üniversitelerdeki arkadaşlarımızın ise bu süreçte ‘Endüstri 4.0’ ve ‘dijitalleşmeye’ önem vermelerini istiyoruz. Çünkü ülke olarak fark yaratmalıyız. Bugün inşaat malzemesi sanayisinin yurtdışına sunduğu ürünün ihracat değeri 50 cent/kilogram. Bu kadar düşük. 30 milyon ton malzeme taşıyoruz ama ortalaması 50 cent değerinde. Gelişmekte olan ülkelerin nerdeyse tamamında üretilebilen ürünler. Farklılık prosesi doğru yapmakta, geleneksel üretim sürecini optimize ederek, uçtan uca doğru yönetmekte ve uygulama dahil doğru, kaliteli hizmet vermektedir, bu nedenle sürece dahil herkesin konusuyla ilgili, teknolojik değişime uyumlu eğitimli olmasından geçiyor ”diye konuştu.